Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

Avcılar Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Gurup Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Çapa Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
Kayasehir Escort
escort
Yeni Escort
escort
Rus Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Vip Escort
escort
Şişli Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Taksim Escort
escort
Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Otel Escort
escort
Sınırsız scort
escort
İstanbul Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Rus Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Anal Escort
escort
İstanbul Escort
escort
İstanbul Escort
escort
Otel Escort
escort
Yeni Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
İtanbul Escort
escort
Çapa Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Bayan Escort
escort
Grup Escort
escort
Escort Bayan
escort
İstanbul Escort
escort
Strapon Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
istanbul Escort
escort
Avrupayak Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
Eseyurt Escort
escort
Beylikdüzü Escort
escort
İstanbul Escort
escort
istnbul Escort
escort
Gurüp Escort
escort
Avcılar Escort
escort
Esenyurt Escort
escort
B.Düzü Escort
escort
Vip Escort
escort
19 Yaş Escort
escort

 

aldatılan kadınlar 11-bölüm-

  • İlan Tarihi: 27 Mart 2013 16:55

Açıklama

aldatılan kadınlar 11-bölüm-
Beklenmedik Darbe
Nursen ile eşi en kötü zamanlan birlikte atlat-
tı. Arkadaşları Nursen’e “Her erkek aldatır” derken
o,”Benim kocam farklı, asla yapmaz” diye yanıt verdi.
Sonra bir gün acı gerçekle karşılaştı, öyle bir şey yaptı
ki, yediği darbenin acısını çıkardı…
dım Nursen. Eşimle lise yıllarında tanıştım. Aile
_baskısı, bunalımlı dönemler ve belki de gençli-
ğin verdiği çılgınlıkla kaçtım eşime. Kaçtığım zaman
lise son sınıftaydım ve evlenebilmek için eğitimimi ya-
rım bıraktım. Eşim çok iyi birisiydi. Beni çok seviyor-
du ama ailesi evliliğimizi bir türlü kabullenememişti.
Evlendikten 3 ay sonra eşim askere gitti. Ailesi ise, o
askerdeyken bana bakmayı kabul etmedi. Ben de ça-
resiz olarak eşim askerden dönene kadar ailemin ya-
nında kaldım. Bu arada eşim askere gittikten bir süre
sonra 3 aylık hamile olduğumu öğrendim. Bir bebe-
ğim olacaktı ve benim hayata artık daha sıkı tutun-
mam gerekiyordu. Eşimin ailesi bize hiç destek olmu-
yordu. Ne maddi ne de manevi yönden br yardım ala-
biliyorduk. Eşim askerdeyken çok bunalınlı dönemler
geçirdi. Parasal yönden çok sıkıntıya dıştü. Ben, kı-
zım doğduktan sonra işe girdim ve kazındığım para-
nın büyük kısmını eşime gönderinde başladım. Amaçalıştığım için kızımın yanında olamıyordum. Babası
da askerdeydi. Kızım neredeyse annesiz, babasız bü-
yüyordu. Bebeğime kıyamıyordum ama çalışmaktan
başka çarem de yoktu.
Askerdeyken ben baktım
Bu şekilde 18 ayı bitirdik ve eşimin terhis zamanı
geldi. Ailesiyle küsmüşlerdi. Bu nedenle ailesinin yanı-
na gidemezdi. Benim ailemin yanında da kalamazdık.
Tek çaremiz bir ev tutmaktı. Elimdeki üç kuruş paray-
la bir ev kiraladım, içine de birkaç parça eşya aldım.
Benim ailem az da olsa maddi yardımda bulunmuştu.
Bizi çok zor bir hayat bekliyordu ama nasılsa birbiri-
mizi seviyorduk ve bunun da üstesinden gelirdik. Eşim
gelir gelmez bir işe girdi ve çalışmaya başladı. İkimiz
de çalışıyorduk ve evimizin geçimini sağlıyorduk.
Mutluyduk, hiçbir sıkıntımız yoktu. Bir gün eşim işten
geldiğinde bana “Annemler bize gelmek istiyor, gele-
bilirler mi?”diye sordu, işte bu soru benim canımı çok
sıkmıştı. Ailesine çok kırgındım. Onlar yüzünden o ka-
dar sıkıntılı günler geçirmiştik ki, daha yeni yeni kendi-
mizi topluyorduk. Bunu bildikleri halde hangi yüzle ge-
leceklerdi? Eşime duyduğum saygıdan ötürü kabul et-
tim bize gelmelerini.
Aramıza ailesi girdi
Geldikleri akşam yemeğimizi yedikten sonra ben
mutfakta bulaşıklarla uğraşırken eşimle konuşmayabaşladılar. Neler konuştuklarını duyamadım ama aile-
si gittikten sonra eşim bana “Ailemin yanına taşınalım,
geçinmemiz daha kolay olur” dedi. Bunu kabul etme-
dim önce. Çünkü beni hiç istememişlerdi. Oğullarını
sevdiklerine de inanmıyordum. O eve yerleşirsek mut-
luluğumuza gölge düşecekti, bundan emindim. Eşime
bunları söyledimse de beni dinlemedi. Israrcı oldu ta-
şınmamız konusunda. Sonunda kabul etmek zorun-
da kaldım. Taşınır taşınmaz da sorunlar başladı zaten.
Eşimi ve beni sürekli huzursuz ediyorlar, mutluluğu-
muzu bozmaya çalışıyorlardı. Bununla mücadele etmek
çok zor oluyordu benim için. Ama eşimi çok seviyor-
dum ve onun da beni sevdiğini biliyordum. Bu yüzden
bırakamazdım mücadeleyi, dayanmalıydım. Eşimin
beni sevdiğinden o kadar emindim ki arkadaşlarım
bana “Her erkek aldatır” dediğinde “Benim kocam asla
yapmaz. O diğer erkeklerden farklı” diyordum. Ama
onun da diğerlerinden hiç farklı olmadığını, hatta daha
da aşağılık olduğunu çok yakında öğrenecektim.
Başka şehre taşındık
Sonunda olan olmuş ve eşimin ailesiyle şiddetli bir
tartışma yaşamıştık. Eşime “Gel babamın memleketine
gidelim. Orada dedemden kalma bir ev var. O eve yer-
leşiriz yine yuvarlanıp gideriz” dedim. Eşim bunu ka-
bul etti. Hemen taşındık. Artık bizi huzursuz edecek
hiç kimse yoktu. Ne yazık ki bu huzurumuz kısa sür-
dü… Eşim sık sık daha önce oturduğumuz şehir olan Kayseri’ye gidiyordu. Bana, “Eski çalıştığım şirkette ala-
cağım kaldı. Onu almaya çalışıyorum” diyordu. Ben de
ona inanıyordum. Bu arada ben ikinci bebeğime ha-
mile kaldım. Hamile kalınca da işten ayrıldım ve yine
maddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Eşim ise Kayseri’ye
çok sık gider olmuştu. Ben aklıma kötü bir şey getir-
miyordum. Yine bir gün Kayseri’ye gideceğini söyledi.
Ben de ona “Akşam eve erken gel” dedim. Bizim otur-
duğumuz ev kent merkezine biraz uzaktı. Gece oldu-
ğunda etrafta kimsecikler kalmıyordu. Ben de evde tek
başıma olmaktan korkuyordum. “Tamam, erken döne-
rim” deyip gitti ama dönmedi. Ben sabaha kadar pen-
cerenin önünde ağlayarak bekledim eşimi. Ertesi gün
öğleye doğru geldi eve. Çok kızgındım, tartıştık biraz.
Sonra da küstüm. Yine de parasını alıp almadığını sor-
dum. Çünkü etrafa çok borçlanmıştık ve bu borçları ar-
tık ödememiz gerekiyordu. Bana verdiği cevapla bey-
nimden vurulmuşa döndüm. Evet, parasını almıştı.
Ama o parayı getirip borçlarımızı ödeyeceği yerde ken-
dine yepyeni bir cep telefonu almıştı.
Sorumsuzluğun bu kadarı
Olanlara inanamıyordum. Yıllardır uğruna her zor-
luğa katlandığım, fedakarlıklar yaptığım insan nasıl bu
kadar vurdumduymaz olabilirdi? Nasıl bu kadar so-
rumsuz olabilirdi? Beni düşünmüyordu ama çocuğu-
muzda mı gelmiyordu aklına? Artık tanıyamıyordum
eşimi. Yine kavga ettik Ren bir kö    rken o yenialdığı telefonuyla oynuyordu. Çok kırılmıştım. İçimde
bir şeylerin bittiğini hissediyordum. Sanki karşımdaki
kocam değil, bir yabancıydı. Ertesi sabah kahvaltı için
dışarı çıktık. Bir kafede oturduk. Kızım tuvalete gitmek
istedi ve “Beni babam götürsün” dedi. Eşim kızımızı tu-
valete götürürken telefonunu masada unuttu. Aslında
hiç cebinden çıkarmazdı telefonunu. Tam o sırada eşi-
min telefonuna bir mesaj geldi. O zamana kadar hiç
yapmadığım bir şeyi yaptım ve o mesajı okudum. İşte
o an benim bittiğim andı. Mesajda, “Aşkım, bir aydır
Kayseri’ye gelip gidiyorsun. Buluşuyoruz ama ben böy-
le kaçamak buluşmalardan bıktım. Biliyorsun, yakında
yurt dışına döneceğim. Bir an önce eşine boşanmak is-
tediğini söyle de beraber gidelim. Bu kez boşanmak is-
tediğini söyleyeceğine söz vermiştin” yazıyordu. Ne ya-
pacağımı, ne diyeceğimi şaşırmıştım.
Telefonunu masada unuttu
Bunu kabul edemezdim. Evet ikinci çocuğumu bek-
liyordum ama hiç önemli değildi. Mesajı silip telefonu
yerine bıraktım. Kısa süre sonra da eşim ve kızım gel-
di. İçimden deli gibi ağlamak, eşime nasıl bir pislik ol-
duğunu haykırmak geçiyordu. Bir süre sonra bana “Aş-
kım artık kalkalım mı?” dedi. Bu nasıl bir şeydi? Bana
hala nasıl olur da “Aşkım” derdi? Ondan iğreniyordum.
Kalktık ve yürümeye başladık. İçimden ona bağırıp ça-
ğırmak geliyordu. Fakat tepkimi onu şok edecek şekil-
de vermeliydim. Eşime “Senin telefonundan arkadaşı-ma bir mesaj gönderebilir miyim?” dedim. Bu teklifim
önce onu şaşırttı ama tepkisini belli etmemeye çalışı-
yordu. Cebinden telefonunu çıkarıp uzattı bana. “Ben
çocuğu tutuyorum, sen yaz” dedim. “Söyle o zaman ne
yazayım?” diye sordu. Ben de ona “‘Eşimle konuştuk
ayrılıyoruz. En kısa zamanda Kayseri’ye yanına geliyo-
rum’ diye yaz sevgiline gönder” dedim.
Mesajı şimdi sevgiline yolla
Donup kalmıştı eşim. Ne yapacağını şaşırmıştı. Her
şeyi bildiğimi anlamıştı. Orada sokağın ortasında bana
yalvarmaya başladı. “Affet beni, bir hataydı” diyordu.
Ama ben onu affetmemeye kararlıydım. Bu işin geri
dönüşü olmayacaktı. Kendimden daha fazla güvendi-
ğim, “Asla yapmaz” dediğim eşim beni aldatmıştı. Eve
gittik ve ben “Bu evi terk etmeni istiyorum. Artık sev-
gilinin yanına mı gidersin, ailenin yanına mı dönersin
bilmiyorum ama seni artık görmek istemiyorum” de-
dim. Eşim gitti. Ben de hemen boşanma davasını açtım.
Eşim zorluk çıkarmadı boşanırken. Mahkememiz tek
celsede sona erdi. Hayatım mahvolmuştu. O kadar acı
günler geçirmiştim ve ne yazık ki karnımdaki çocuğu-
mu düşürmüştüm. Acıların en büyüğü de bu oldu be-
nim için. Ayrılırken ve bebeğimin acısını yaşarken beni
hayata bağlayan en önemli şey kızım oldu. Çok yıpran-
dım. Ayrılalı 3 yıl oldu ve şimdi daha iyiyim. Ayrıldığım
zamanlarda hayatıma hiçbir erkeğin girmesine izin ver-
memeye niyetliydim. Ama sevebileceğim biri çıktı kar

İlan ID: Yok

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.