Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

 

aldatılan kadınlar-7-bölüm

  • İlan Tarihi: 25 Mart 2013 17:39

Açıklama

aldatılan kadınlar-7-bölüm

atıyordu. Çünkü o sabah Anna’nın kaldığı odada, için-
de beyaz toz bir maddenin bulunduğu paket görmüş-
tüm. Kokain olduğunu tahmin ettiğim bu madde masa-
da duruyordu. Anna’nın esrar kullandığını biliyordum
ancak kokaine alışmış olabileceğini tahmin etmemiş-
tim. Daha önce Anna’nın esrar kullandığını eşime söy-
lemek istedim. Çünkü bu bir suçtu. Böylece Anna’dan
uzaklaşabilirdi. Ancak bir fırsat bulup da söyleyeme-
dim. Aslında Onur ile ailesi arasına giren kötü kadın
olmak istemediğim için bunu söylemeyi hep erteledim.
Hemen evime gittim
O Cumartesi gecesi Emre ile ders çalışırken telefo-
num çaldı. Gizli bir numaradan aranıyordum. Telefonu
arHm ama birkaç saniye ses alamadım. Daha sonra bir
müzik sesi gelmeye başladı ve ardından o sesler… Bir
kadının zevk ç’ğlıklarıydı bunlar. Derinden geliyordu.
Ardından da bir erkek kahkahası duydum. Seks yapar-
ken atılmış anlamsız ve boş bir kahkaha… Birden gö-
zümün karardığını, ruhumun daraldığını hissettim.
Sesleri tanıyamamıştım ama hissediyordum, bunlar be-
nim sevgili kocam Onur ile kuzeni Anna’dan başkası
olamazdı. Emre’nin ailesinden izin istedim ve arabama
atladığım gibi eve doğru gaza bastım. Arabada hıçkıra
hıçkıra “Onur bunu bana nasıl yaptın…” diye ağlıyor-
dum. O akşam kaza yapmadıysam Tanrının yardımıyla
olmuştur. Çünkü eve nasıl geldiğimi, arabayı nasıl kul-
landığımı hatırlamıyorum bile.Aldatılmak Beni Bitirdi
Sibel, ilk aşık olduğu erkeğe babası yüzünden kavuşa-
madı. Evlendi, eşi tarafından aldatıldı. Üstelik koca-
sı bir anlamda jigololuk yapıyordu. Sibel bunu öğren-
diğinde hiç tereddüt etmeden ayrıldı. Ancak o olaydan
sonra hayatı bir türlü düzene girmedi…

İstanbul’da yaşıyorum. Adım Sibel, 42 yaşındayım, iki
çocuk annesiyim. Aşkı ilk kez lise yıllarında tattım.
Adı Candı, karayağız, esmer bir delikanlıydı. Bana aşık
olunca kız arkadaşını bırakmıştı. Daha lise bitmeden
ailesi gelip istedi beni. Babam karşı çıktı tabii ki, daha
okulum bitmemişti çünkü. Lise bitince, Can askere git-
ti. Bense üniversitede okuyamadım. 12 Eylül 1980 ihti-
lali olmuştu ve o karışık ortamda bir genç kızın üniver-
siteye gitmesi düşünülemezdi babam için. Sıkı bir di-
sipline sahipti babam. Üniversiteye gidemeyince lüks
bir giyim mağazasında tezgahtarlığa başladım.
Fiziği dikkat çekici bir genç kızdım. Kısa sürede ma-
ğazada şefliğe kadar yÜKseldim. Annem, babam çalışı-
yordu, erkek kardeşim ise okuyordu. 20 yaşıma geldi-
ğimde tezgahtarlığın bana göre olmadığını anladım.
Biriktirebildiğim parayla İngilizce ve daktilo kursları-
na gittim. Ardından da bir hukuk bürosunda asistanlık
yapmaya başladım.Çan’ı hiç unutmadım
Bütün o dönem içerisinde Çan’ı hiç unutmadım
ama aramadım da. Zaten o dönemde iletişim araçla-
rı bu kadar kolay ve yaygın değildi. Sonra Can buldu
beni, evlenmek istediğini bir kez daha söyledi. Ve ba-
bam yine karşı çıktı. Bu kez gerekçesi, “Onlar zengin,
biz değiliz” oldu. Ne garip, şimdiki babalar ise kızları-
nı hep zengin kocalara vermek istiyor. Daha sonra an-
nemle babam ayrıldı. Annem, babamın kabalıklarına
ve uyguladığı şiddete daha fazla dayanamadı. Babam
tüm eşyalarımızı alıp gitti. Her şeyi sıfırdan yaptık.
Babam gidince Çan’ı buldum tekrar. Buluşup ağlaştık
birlikte. Evlenmişti Can. Mutlu olmadığını, eğer biraz
sabırlı davranırsam eşiyle boşanıp benimle evlenebile-
ceğini söyledi. Kabullendim önce. Beni görmek istediği
zaman gidiyordum yanına. Bir gün sevişmek istediği-
ni söyledi, “Bana ait olduğunu bilmek istiyorum” dedi.
Tepkim çok sert oldu. Belki bedenimle değil ama 4 yıl-
dır ruhumla ona aittim ben zaten. O karısıyla sevişir-
ken ben ağlardım geceleri. Kapıyı çarpıp çıktım, arka-
ma bile bakmadım.
Evlenmeyi tercih ettim
Çan’ın kalbimde açtığı yarayı iyileştirmek hiç kolay
olmadı. Günlerce, gecelerce kendimden geçmiş bir va-
ziyette gözyaşı döktüm. Hiç kimseye bakamadım, kim-
seyle ilgilenemedim. Benim bir sevgiliye değil şefkate,
ilgiye ihtiyacım vardı. Hiçbir erkekten bunu göremiyor-maya çalıştı. Tam o sırada kendimi belli etmek istedim
ve topuğumu yere vurdum. Aslında Anna eşimin bo-
xerini çıkarsa ne olurdu çıkarmasa ne olurdu. Olan ol-
muştu, her şey gözümün önündeydi işte. Yine de bunu
refleks olarak yapmıştım. Ağlıyordum, gözlerimden
yaşlar boşalıyordu. Topuk sesim üzerine beni ilk fark
eden eşim oldu. Doğrulmak istedi ve ağzından “Aylin”
kelimesi çıktı. Ne yapacağımı, nasıl bir tepki gösterece-
ğimi bilemiyordum. Birden Annaya doğru yöneldim,
okkalı bir tokat attım ve evi terk ettim.
Suratına tokat attım
Duydum ki o tokatın etkisiyle salonun ortasındaki
cam sehpanın üzerine düşen Anna’nın başına 6 dikiş
atılmış. Sonradan öğrendiğime göre Anna’yı hastane-
ye götüren kişi ise Onur değil bir başkasıymış. Bu kişi-
nin kim olduğunu hiç öğrenemedim. Acaba beni gizli
numaradan arayıp eşimin ve Anna’nın sevişme seslerini
dinleten kişi miydi? Yoksa o telefon bilerek Anna tara-
fından mı edilmişti? Bunu hiçbir zaman öğrenemedim.
Belki de o adam sevişme anında da evimdeydi. Aklıma
bile getirmek istemiyorum ama belki de grup seks yapı-
yorlardı. Çünkü ortam buna müsaitti. Alkol ve uyuştu-
rucunun olduğu yerde her türlü pislik olur. Evi terk et-
tikten sonra bir daha hiç dönmedim. O geceyi bir arka-
daşımda geçirdikten sonra ertesi gün hemen bir avukat
bulup boşanma işlemlerine başladım. Evimdeki eşya-
larımı da bir arkadaşıma aldırttım. Onur benimle ko-
nuşmayı çok istedi. Her seferinde telefonu yüzüne ka-
padım.
Artık bana ulaşamıyor
Şimdi üniversite yıllarımın geçtiği ve özgürce davra-
nabildiğim kentte izmir’deyim. Sakin ve huzurlu bir ha-
yatım var. Eski telefon hatlımı kapattım. Burada oldu-
ğumu bir tek kendi ailem biliyor. Geçenlerde eski hattı-
mı açtığım bir gün Onurun babası aradı sesi titriyor ve
bana “Siz” diye hitap ediyordu. Onurun hiç iyi olma-
dığını ve kimseyle konuşmadığını söyledi. Gözümün
önünde canlandı görüntüsü, gözlerim doluverdi. Ama
bırakmadım kendimi. O telefon hattını o günden sonra
bir daha açmadım. Ona dair hiçbir şeyi duymak, hatır-
lamak ya da hayal etmek istemiyorum. Eski günleri ara-
mıyorum desem yalan söylemiş olurum. Onur’la eski
günlerimizi çok özlüyorum ama başında da dediğim
gibi artık her şey için çok geç. Tek pişmanlığım, ağır
davranmam konusundadır. Ben biraz daha hızlı dav-
ransaydım, tedbiri önceden alsaydım şimdi Onurun
kollarında uyuyor olurdum, karanlık ve buz gibi bir
odada yalnız başıma değil. Son sözüm, kadının en bü-
yük düşmanı yine kadındır.dum. Tek istedikleri seksti. Ama ben ruhumun kabul
etmediği bir insanla asla birlikte olamazdım. İşte o za-
manlarda İsmet çıktı karşıma. Diğer erkeklerden fark-
lıydı. Bana bir baba şefkati ile yaklaşıyordu. Benim de
aradığım buydu işte. Sakin yaradılışlı bir insandı. Ona
aşık değildim ama beni koruyup kollaması çok hoşu-
ma gidiyordu. Hiçbir zaman tam anlamıyla bir arkadaş
olamadık onunla. Çünkü İsmet konuşmayı pek sevme-
yen bir insandı. Yine de onun evlilik teklifini kabul et-
tim. Böylece Çan’ı tamamen silecektim. “Evli olursam, #
çocuk yaparsam artık Çan’ı düşünmem” diyordum.
Evliliğimizin ilk yılları birbirimizi tanıma süreci olarak
geçti. Bu arada ben Çan’ı öyle kolay kolay unutamaya-
cağımı da anladım. Ama evliydim artık ve bunu devam
ettirmeliydim.
Çocuklarla mutluluk
Derken kızıma hamile kaldım. Hamileliğim süre-
since İsmet bana karşı çok ilgili davrandı. İkimiz de he-
yecanlıydık. Bir süredir aramızda olmayan paylaşım
hamileliğimde yeniden ortaya çıkmıştı. Artık eskisin-
den bile iyiydik. Ben mutluydum. Hala aşık değildim
ama o benim kocamdı ve insan olarak da çok seviyor-
dum. Kızımız, dıcijtiııktan sonra da aramızdaki ilişki ga-
yet iyiydi. Tüm bu zaman boyunca ismettıvaınfhkibir
açığını bile görmedim. Benim güvenimi tam olarak ka-
zanmıştı. Ben de zaten Çan’ı yavaş yavaş unutmaya baş-
lamıştım. Çünkü İsmet’ten gördüğüm sevgi bana onuunutturmuştu. Ben de İsmet’in bu ilgisi ve sevgisine gü-
venip kızım doğduktan 2 yıl sonra bir çocuk daha yap-
maya karar verdim. Bu fikrimi İsmete açtığımda o da
çok sevindi “İnşallah oğlumuz olur” dedi. Çok geçme-
den hamile kaldım. Çocuğumuzun cinsiyetini öğrendi-
ğimizde ikimiz de sevinçten havaya uçuyorduk. Çünkü
oğlumuz olacaktı.
Benden uzaklaşmıştı
Her şey bu kadar mükemmeldi ama bilirsiniz, bir
gün mutlaka bir aksilik çıkar.
Derken oğluma hamile kaldım. İsmet yine içine ka-
panık, benimle konuşmayan, bir şey paylaşmayan biri
olup çıktı. Eski hallerine dönmüştü ve bu beni çok ra-
hatsız ediyordu. Giderek birbirimizden koptuğumu-
zu hissediyordum. Peki, ne olmuştu da İsmet benden
uzaklaşmıştı? Bir önceki hamileliğimde üzerime titre-
yen o anlayışlı koca nereye gitmişti? Önceleri buna bir
anlam veremiyordum. Yakın arkadaşlarımla bunu pay-
laştığımda birinin bana söylediği söz birden uyandır-
dı beni. “Kocanın hayatında başka bir kadın olabilir.
Erkekler genellikle karıları hamile olduğu zaman cin-
sel ihtiyaçlarını başkalarıyla giderirler” demişti. Ama
bizim cinsel sorunumuz yoktu. Doktorların izin verdi-
ği ölçüde cinselliğimizi yaşıyorduk. İsmet’in bu tür ih-
tiyaçları için başka kadınlara gitmesine gerek yoktu ki…
Fakat ya arkadaşımın söyledikleri doğruysa? İçime bir
kurt düşmüştü. İsmete bakışım bile değişmişti. Tabii ki

İlan ID: Yok

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Kenar çubuğu için En Popüler İlanlar bileşeni.