Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

 

ALDATILAN KADINLAR -32-

  • İlan Tarihi: 2 Nisan 2013 17:20

Açıklama

ALDATILAN KADINLAR -32-

Aldatılmışlığı sindirdim

Affettim ama geçti mi sanki acısı? Aldatılmıştım bir kere. Nasıl yapabildi bunu bana? Yara almıştım bir kere, ne yapsa faydasızdı artık. Bir süre kendime gelemedim. Canım o kadar yanıyordu ki, aldatılışım her aklıma geldiğinde yüzüne vuruyordum. O da bu durumdan rahatsız olmaya başladı. Bir süre sonra “Yeter artık” dedi. Ciddi şekilde kavga ettik ve bir süre böyle gitti. Acılar beni olgunlaştırmaya başlamıştı. Ben o aldatılmışlığı içimde yaşamaya başladım, kısaca sindirdim. Bir süre sonra eski mutlu günlerimize döndük. Tabii bu arada kıskançlık kavgalarımız son hız devam ediyordu. Bir gün çalıştığı yere gittim. Çünkü ona güvenim tam değildi ve çalışma arkadaşları çok güzeldi. Sevgilime kızlardan uzak durmasını söyledim. Bir süre sonra büyük bir tartışma yaşadık ve o uzak dur dediğim kızlardan biri ile yakınlaştı. 10 gün ayrı kaldık. Birbirimize telefon açıp, mesaj yazıp suçluyorduk. Tabii ki bu olayda unutulup gitti.

Sevgilimin sorunları var

Şu an birlikteliğimizin ikinci yılındayız. Bugüne kadar defalarca ayrılıp barıştık. Sevgilim sorunlu bir insan. Bunu ailesi ve yakın çevresi biliyor. Ama ben bir türlü kabul etmek istemiyorum. Ailesi bile “Yazık sana, ayrıl oğlumuzdan” diyor. Bense onu çok seviyorum. Ailem de onunla ilişkimi onaylamıyor. Ben ise ailemi, akrabalarımı, çevremi karşıma alarak onu sevmeye de-

vam ediyorum. Şu an çok basit bir nedenden dolayı ayrıldık. Barışacağımızı biliyorum ama canım çok yanıyor. Bazen ölmek istiyorum. Resmen bedenim ağrıyor, ruhum daralıyor. Ben buradan tüm okuyanlara özellikle de genç kızlara seslenmek istiyorum: Aldatılmanın ne kadar acı olduğunu yaşamayan bilemez. Sevin, sevmek kadar, aşık olmak kadar güzel bir şey yok bu hayatta. Fakat ne olur cinsellikten uzak durun, bakın o zaman siz kazanacaksınız.

Sakın güvenmeyin

Benim sevgilim bana o kadar çok güven vermişti ki size anlatamam. Ailemden daha çok güveniyordum ona ama şuan yine yalnızım. O beni hep bırakıp gitti ama bu nasıl bir sevgidir ki ben onu hep bekledim. Şuan ne o beni arıyor, ne de ben onu… Yine yalnızım, yine kimsesizim. Bazı kendini bilmez kadınlar yüzünden ben ve benim gibi insanlar acı çekiyor. Yani bizi üzeni aslında yine kadınlardır. Ben aldatacak olsam aidatındım, ruhu bile duymazdı. Ben o adiliği yapacak bir insanı değilim ve yapmam da. Ne olur erkekleri ayart-mayın, bırakın bizi mutlu olalım. Siz de bir kişiye bağlı kalın, mutluluğu yakalarsınız. Zamanla acılarımı içime gömdüm. Alıştım acı çekmeye, olgunlaştım hem de çok. Genç kızlar ne olur dikkat, güvenmeyin! Her ne olursa olsun güvenmeyin. Şimdi aldatılmışlığın ve yaşanan kötü olayların etkisinden çıkamıyorum ve bu acı ile ölene dek kavrulacağımı çok iyi biliyorum…

Çileli Bir Hayat

Sultan, evlendiği ilk gün dayak yedi. Daha sonra ihanet acısıyla karşılaştı. Çocuklarının hatırına bu ihaneti sineye çekti. Başkasına âşık oldu. Boşanıp, âşık olduğu kişiyle yaşamaya başladı. Ama ihanet acısıyla yeniden karşılaşması fazla zaman almayacaktı…

dım Sultan, 36 yaşındayım. Annem ve ağabeyimle

_büyüdüm. Babam yoktu. Ben 4 yaşındayken başka bir kadınla gitmiş, sonra da içkiden ölmüş. Annem ömrüm boyunca bir defa bile ondan bahsedilmesini istemedi. Ağabeyim ise çok katı ve kuralcıydı. Onun kitabında kız kardeşi ve annesi çarşaf giyip dolaşmalıydı. Bir erkekle iki kelime etmek bile yasaktı. Oturduğumuz mahalle ise tam bir yobazlık abidesiydi. En ufak bir şeyde dedikodu çıkardı. Ben ve annem dedikodu çıkmaması için, ağabeyimi sinirlendirmemek için çok dikkat etmek zorundaydık. Ağabeyim pantolon bile giydir-mezdi bana. Uzun basma etek veya şalvar… Başka giyebilecek bir kıyafetim de yoktu zaten. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye gitmeyi çok istedim.

Ama ağabeyim “Üniversiteye giden kızlar bozuluyor” diyerek buna izin vermedi. Oysaki kazanmıştım üniversiteyi. Hem de çok iyi bir bölümde okuyacaktım ve hayatımı kurtaracaktım. Ne yazık ki mümkün olmadı…

Fabrikada çalışıyordum

Evde anneme yardım ediyordum. Bir de fabrikada işçi olan ve eve yorgun argın dönen ağabeyimin dırdı-rını çekiyordum. Yaşamak istemiyordum artık. Bu şekilde yaşamamın ne anlamı vardı ki?… Bir gün ağabeyim gelip “Bizim fabrikada paketleme bölümüne kadın işçi arıyorlar. Zaten paramız yetmiyor. Senin çalışabileceğini söyledim. Yarın gel, ustabaşıyla görüş” dedi. Ertesi gün fabrikaya gittim. Ustabaşı Ömer beni çok etkiledi. Sanırım ben de onu etkilemiş olacağım ki görüşme boyunca gözlerini üzerimden ayırmadı. İlk görüşte aşk başladı aramızda. Fabrikada çalışmaya başladıktan sonra Ömer yanımdan hiç ayrılmıyordu. Daha önce bir kez evlenip ayrılmıştı. 30 yaşındaydı. Bense o zamanlar 18 yaşındaydım. Ağabeyime bir erkekle flört ettiğimi asla çaktırmamalıydım. Bu yüzden beni öldürebilirdi. Fakat içim içime sığmıyordu. Bir gün Ömer, ağabeyimi çekmiş kenara konuşmuş: “Bak, sen benim kardeşim sayılırsın. Ben senin kız kardeşini sevdim. İznin olursa onunla evlenmek istiyorum” demiş. Ağabeyim de sinirlenmiş, “Biz sana çalışsın diye kız kardeşimizi emanet ediyoruz, sen neler düşünüyorsun. Dua et seni severim. Başkası olsa öldürürdüm” demiş.

Ailesini zor ikna etti

İşte bu sözler bizim içjr zorlukların başlangıcı oldu. Ağabeyim benim üzeri,1 baskısını daha da artırmıştı. O olaydan bl,ıa söz etmedi ama sürek-

İlan ID: Yok

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.