Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

 

ALDATILAN KADINLAR;!-4-BÖLÜM

  • İlan Tarihi: 24 Mart 2013 19:33

Açıklama

ALDATILAN KADINLAR;!-4-BÖLÜM

Elif, çalan cep telefonuna kocasının cevap vermemesin-
in şüphelenip takibe başladı. İhaneti ortaya çıkarmak
için dedektif tuttu. Kanıt ve belge istedi. Dedektifler
günler süren takip sonucu Elife istediklerini verdi.
eçmişimin, ne zaman evlendiğimin, aşık olup ol-
madığımın hiçbir önemi yok. İnsan ihanete uğra-
yinıa bunlar önemsiz birer ayrıntıya dömüşüyor, hep-
si fu. İhanetin ilk izlerini bir Pazar günü kahvaltı ma-
saîjnda fark ettim. 4 yaşındaki oğlumuz, bıen ve yerlere
göl&re konduramadığım eşim. Evimizin awdınlık salo-
nuniftıMlece yaptığımız o kahvaltıda eşi mim cep telefo-
nu nun^a^ması ve birden kızarmasıydı ilkJiz.
Anlsffî verememiştim o gün bu durtuma. Eşim te-
lefona c<*aP vermeyip kapattı. Sonra «da kalktı sev-
gi dolu nisamızdan… Oğlumuz “Bahsacığım nereye?”
diye arkandan koşarken ben kalakaldım masada.
Neden bd’le davrandığına bir anlaam veremiyordum.
Sormaya ,ucüm yoktu. Gerçekle yüzleşmekten kaçı-
de. Masayı toplacım, bulaşıkları maki-
neye yerleştirdim ve salonajigeçtim. Gazete okuyordu
sevgili eşim. Ben de televizyonu açtım ve kanal kanal
gezmeye başladım»-,. Konuşmak için, içim içimi yiyoiu
aslında; ama söze ıınasıl başlayacağımı hiVııyordum.Telefonu sessize aldı
Bu sırada bir şey dikkatimi çekti. Eşimin telefo-
nunun ışığı yanıp sönüyordu. Demek sessize almıştı
telefonunu. Aklımı oynatmak üzereydim. Kimdi bu?
Niye eşim cevap vermiyordu? Yine sustum, suskun-
luğa gömüldüm. Ne diyeceğimi, ne soracağımı bile-
miyordum ki… öğleden sonra hava yağmurlu olma-
sına rağmen dışarı çıkmak istedi eşim. Sıkıntı için-
de olduğu çok belliydi. Bir alışveriş merkezine gittik
birlikte. Vitrinlere baka baka dolaşmaya başladık. Bir
mağazaya girdik. Hem kadın hem de erkek kıyafet-
leri satan bir mağazaya. Bir tezgahtar kız bizi görür
görmez sanki tanırmış gibi yerinden fırlayıp yanı-
mıza geldi, “Hoş geldiniz” dedi. Tedirgindi kız, eşim
de öyle. Sabahki cevapsız telefonların ardından eşi-
min birden dışarı çıkmak istemesi ve bizi bu alışve-
riş merkezine getirmesi, bu kızın koşarak yanımıza
gelmesi ve bu şekilde tedirgin olması sadece tesadüf-
le açıklanabilir miydi?
Garip şeyler dönüyordu
Hiçbir şey almadan çıktık mağazadan. Beynimden
milyonlarca düşünce geçiyordu. Yani eşim beni ve oğ-
lumuzu o fahişenin yanına mı götürmüştü? Bizi res-
men sevgilisiyle mi yüzleştirmişti? Bunu bize yapıp ya-
pamayacağını düşünüyordum sürekli. Ortada bir şey
olduğu kesindi ve ben bunu mutlaka ortaya çıkarma-
lıydım. Başka çaresi yoktu. Hayatımı bu şekilde de-vam ettirmem imkansızdı. Eve döndükten sonra da
eşimle aramızda pek konuşma geçmedi. Ben bir şekil-
de telefonunu ele geçirmeyi ve arayan kişinin numa-
rasını almayı planlıyordum. Eşim yattıktan sonra ara-
maya başladım telefonunu. Her zaman salonda sehpa-
nın üzerinde bırakırdı telefonunu bu kez yoktu ortada.
Demek ki saklamıştı. Bu bile ortada garip bir şeylerin
olduğunu gösteriyordu.
Kocamın sırtında izler
İkinci ipucunun gelmesi fazla zaman almadı. Bir
akşam eşim işten geldi ve yatak odasına girip üzeri-
ni çıkarmaya başladı. Gömleğini çıkardığında sırtı-
nın bazı yerlerinde kızarıklıklar gördüm. Esmer bir
teni olan eşimin vücudunda böyle kızarıklıklar ol-
mazdı hiç. Tabii biri özellikle yapmamışsa… Yine sus-
tum, konuşmadım. Konuşamıyordum. Zaten o tele-
fon olayından sonra aramızdaki iletişim çok azalmış-
tı. Sevişmelerimiz tatsız, tuzsuzdu. Sanki bir görevi
yerine getiriyordum. Oysa severdim ben eşimle seviş-
meyi. Aşkla dokunurdum ona, onun da bana aynı şe-
kilde dokunduğunu sanırdım. Sırtındaki izler eşimin
başkasıyla seviştiğini açıkça gösteriyordu işte. O kadı-
nı mutlaka bulmalıydım. Eşimin telefonuna ulaşama-
mıştım bir türlü. Her gece saklıyordu ve ben deli olu-
yordum. Nihayet bir gün elime fırsat geçti. Yakaladım
telefonunu. Hemen son aramalara baktım. Bazı numa-
raları not aldım.Hepsini aradım
Eşimi işe gönderdikten sonra not ettiğim o tele-
fonların kime ait olduğunu öğrenmek için bilinmeyen
numaralar servisine mesaj yolladım. Numaralardan
ikisinin rehberde kaydı yoktu. Diğer ikisi iki erkeğe,
biri ise bir kadına aitti. Hemen çevirdim kadına ait
olan telefonu. “Merhaba ben, Haluk’un eşi Elif” de-
dim. Sesinden kadının orta yaşlarda olduğunu anla-
mıştım. Bana, “Pardon ama tanıyamadım?” dedi. Ne
diyecektim şimdi? Neyse ki kadın, “Tamam Haluk
Bey’i şimdi hatırladım. Ben onun inşaatları için çalı-
şan mimarlık şirketinin ortaklarındanım” dedi. İçim
rahatlamıştı. Kadına saçma sapan şeyler söyleyip ka-
padım telefonu. Ama elimde iki telefon daha vardı ve
bunların kime ait olduğunu bilmiyordum. Bir tane-
sini çevirdim, gizli numaradan arayarak. Erkek çık-
tı, hemen kapadım. Diğerini ise bir kadın açtı, onu da
hemen kapadım. Acaba aradığım kişi bu kadın olabi-
lir miydi?
Dedektiflik bürosu
Ertesi gün gazeteleri karıştırırken seri ilanlarda
“Her türlü araştırma işleriniz takip edilir” diye bir ilan
gördüm. Telefon ettim hemen. Türkiye’de yasal olarak
dedektiflik bürosu kurulamadığı için bu tür firmalar
“araştırma bürosu” adı altında çalışıyordu. Telefona
çıkan kişiye, “Birini takip etmenizi istesem yapar mı-
sınız?” diye sordum. “Hanımefendi bu tür şeyleri te-lefondan konuşmuyoruz. Buyurun büromuza gelin”
diye cevap verdi. Gündüzleri oğlum kreşte olduğu için
rahattım. Giyinip gittim büroya. Büronun patronu ile
konuşmaya başladık. İstediklerimi söyledim, adam
“Hallederiz, merak etmeyin” dedi. Epey bir para iste-
diler benden ama verdim. Gerçeği ortaya çıkarmalıy-
dım, başka hiçbir şey yoktu gözümde. Bir hafta son-
ra bürodan aradılar beni. “Gelin görüşelim” dediler-
Büronun patronunun odasındaydım yine. Bana bazı
fotoğraflar gösterdiler. Eşimle fahişesinin fotoğrafla-
rı… Yani o tezgahtar kız… İlk kez o an ağladım işte.
O büroda yarım saat hiç durmadan ağladım. Büronun
patronu “Ben sizi yalnız bırakayım” diyerek çıktı oda-
dan. Ağladım, ağladım, ağladım… Fotoğraflara daha
dikkatli baktım sonra. Hepsi o alışveriş merkezinin
önünde çekilmişti. Kimisi öğle saatinde, kimisi ak-
şamüzeri. O fahişe kocamın arabasına, hep benim
oturduğum ön koltuğa biniyordu. Bir başka fotoğraf-
ta eşim onu yanağından öpüyordu. Gerçek ortadaydı.
Aldatılıyordum. O kadınla konuşmalıydım mutlaka.
Eşimden önce o fahişeyle konuşmalıydım…
Kadınla yüzleşme
Araştırma bürosundan çıkıp o alışveriş flierkezi-
ne gittim. Kadının çalıştığı mağazadan içeri girdim.
İlk anda ben onu gördüm ama o beni görmedi- Bir
müşteriyle ilgileniyordu. Ben de kıyafetlere bakıyor-
muş gibi göründüm. Derken müşterisiyle işi bittiğin-de yanına gittim. Beni görünce birden sarardı, keke-
leyerek “Hoş geldiniz” dedi. Hiç dolandırmadım lafı,
‘Sizinle biraz konuşmak istiyorum” dedim. Bunu
söyleyince olayı o da anladı. “2 saat sonra çıkabili-
rim” diye cevap verdi. “Sizi bekleyeceğim” deyip çık-
tım mağazadan. Alışveriş merkezinde 2 saat zaman
geçirdikten sonra mağazanın önüne gittim tekrar. O
da çıkıyordu. Üst kattaki kafelerden birine oturduk,
“Beni tanıyorsunuz değil mi?” diye sordum. Başını
kaldırmadan “Evet” cevabını verdi. “Her şeyi anlat-
manızı istiyorum” dedim.
Evli olduğunu söylememiş
Başladı anlatmaya… Eşimle, bana hediye almak
için mağazaya geldiğinde tanışmışlar. Ancak eşim
ona hediyeyi annesine aldığını söylemiş ve evli ol-
duğunu saklamış. Parmağında yüzük yokmuş.
Etkilenmiş kocamdan. Kocam telefonunu istediğin-
de reddedememiş. Hemen o gün tekrar aramış ko-
cam ve yemeğe davet etmiş. Ertesi gün öğlen bulu-
şup yemeğe gitmişler. Kocam evlenip boşandığını
yalnız yaşadığını söylemiş. Kadın da evlenip boşan-
mış. Söylediğine göre aralarında bir elektrik oluşmuş
ve ilişki başlamış. Kocam kadını evi olduğunu söyle-
diği bir yere götürüyormuş. Böylece eşimin bir gar-
soniyeri olduğunu da öğrenmiştim. Kocam bir süre
sonra kadına evli olduğunu itiraf etmiş. Fakat kadın
“Beni başından atmak istiyorsun” diyerek inanma-

İlan ID: Yok

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Kenar çubuğu için En Popüler İlanlar bileşeni.