Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

 

Kalbimdeki sızı -8-

  • İlan Tarihi: 17 Mayıs 2013 18:25

Açıklama

Kalbimdeki sızı -8-

topuğunu sol elinin içine alıp sağ eliyle ayakkabısını almak
için uzandı. Ayakkabıyı ayağına geçirmek üzereyken ona
bakıp tembel tembel gülümscyince Lauren’ın kalp atışla-
rı hızlandı. “Camdan bir ayakkabıya ayağı uyan bir kadını
arayan erkekle ilgili bir masal mı vardı?” diye sordu.
Laııren gözleri ışıl ışıl parlayarak başını salladı. “Kül ke-
disi.”
“Bu ayakkabı ayağına uyarsa bana ne olacak peki?”
“Seni yakışıklı bir kurbağaya çevireceğim,” diyerek es-
piri yaptı Lauren.
Nick hoş bir sesle gülerken bakışları kesişmiş, gümüş
renkli gözlerinin derinliklerinde bir şey ışıldamıştı -telaşla
söndürdüğü cinsel cazibenin küçük bir aleviydi bu. Sami-
mi şakalaşma son bulmuştu. Ayakkabının kayışını bağla-
dıktan sonra ayağa kalktı. Kadehini alıp kafasına dikerek
sehpanın üzerine bıraktı. Lauren bunun birlikte geçirdik-
leri zamanın sona erdiğini belirten hoş olmayan bir işaret
olduğunu hissetmişti. Nick’ın sehpanın diğer ucundaki
telefona doğru eğilip dört haneli bir numara çevirmesini
izledi. “George,” dedi hattın diğer ucundaki kişiye. “Ben
Nick Sinclair, inşaat alanına izinsiz girdiği için takip etti-
ğin genç bayan kendisini çok daha iyi hissediyor. Binanın
ön kısmına güvenlik aracını getirip onu arabasını bıraktığı
yere götürür müsün? Pekâlâ, beş dakika içinde aşağıda gö-
rüşürüz.”
Lauren’ın kalbi durmak üzereydi. Beş dakika. Hem de
onu arabasına kadar götürecek olan kişi Nick olmayacaktı!
Ayrıca onunla nasıl iletişim kurabileceğini sormayacağına
dair de içinde kötü bir his belirmişti. Bu düşünce o kadar
üzücüydü ki bir güvenlik görevlisinden kaçtığını duyunca
hissettiği utancı bile gölgede bırakmıştı.Nick neredeyse sabırsız bir şekilde saatine baktı. “Evet,
öyle.”
“İnşaat işinden hoşlanıyor musun?”
“Bir şeyler inşa etmekten hoşlanıyorum,” diye sorusu-
nu kısaca yanıtladı. “Ben bir mühendisim.”
“Bıı bina tamamlandıktan sonra başka bir yere mi gön-
derileceksin?”
“Önümüzdeki birkaç sene boyunca vaktimin çoğunu
burada geçireceğim.”
Lauren kafası karışmış bir halde ayağa kalkarak ceketini
aldı. Belki de ısıtma sisteminden asansörlere kadar her şeyi
akıllı bilgisayarların yönettiği çok katlı yeni binaların kad-
rosunda her daim bir mühendis bulunması gerekiyordu.
Kötü bir hisle bunun pek de önemi olmadığını düşündü.
Muhtemelen onu bir daha görmeyecekti. “Her şey için
teşekkürler. Umarım genel müdür içki dolabını karıştır-
dığını anlamaz.”
Nick ona alaycı bir bakış attı. “Temizlikçiler yeterince
karıştırmış zaten. Bunu engellemek için kilitlenmesi ge-
rekecek.”
Asansörle aşağı inerlerken Nick telaşlı ve düşünceli
görünüyordu. Lauren somurtarak bu gece bir randevusu
olabileceğini aklından geçirdi… Güzel bir kadınla… Matta
bu kadar yakışıklı olduğu göz önünde bulundurulursa bel-
ki de bir mankenle. Elbette, evli de olabilirdi, ama yüzük
takmıyordu -ayrıca evli bir adam gibi de görünmüyordu.
Üzerinde Global Endüstri Güvenlik Bölümü yazan
beyaz bir araba binanın önündeki toprak yola park etmişbekliyordu vc üniformalı bir güvenlik görevlisi direksi-
yondaydı. Nick arabaya kadar Laurcn’a eşlik etti vc Laıırcn
görevlinin yanındaki yolcu koltuğuna oturana dek kapıyı
tuttu. Vücuduyla soğuk havanın ona doğru esmesini en-
gelleyerek kollarını arabanın üstüne koyup başını eğerek
dar açıklıktan onunla konuşmaya başladı. “Sinco’da tanı-
dıklarım var. Birini arayıp Weathcrby’ı fikrini değiştirme-
ye ikna edip cdcmeycccklcrinc bakarım.”
Bu sözleri duyunca Laıırcn’ın keyfi yerine gelmişti,
onun için birilerine rica edecek kadar ondan hoşlanmış
olmalıydı, fakat testlerine kasten kötü cevaplar verdiğini
anımsayınca karamsar bir şekilde kafasını salladı. “Zahmet
etme. Fikrini değiştirmeyecektir… Üzerinde çok kötü bir
izlenim bıraktım. Ama düşündüğün için teşekkür ede-
_ * w
rım.
On dakika sonra Laıırcn otopark görevlisine ücreti öde-
yip arabasını yağmurun ıslattığı bulvara doğru sürdü. Nick
Sinclair ile ilgili düşüncelerini bir kenara atmaya uğraşarak
Philip’in sekreterinin ona verdiği yol tarifine uydu vc ka-
ramsar bir şekilde Whitwortlı ailesiyle kısa bir süre sonra
gerçekleşecek olan karşılaşmasını düşünmeye başladı.
Yarım saat geçmeden kendisini Grossc Pointe’dcki
evin girişinde yürürken buldu. On dört sene önce bu şık
evde yaşadığı küçük düşürücü anılar aklına gelince korku
vc utançla ürperdi. İlk gün o kadar da kötü değildi; nere-
deyse tüm günü kendi başına geçirmişti. Kötü olan kıs-
mı ikinci gün öğle yemeğinden hemen sonra yaşanmıştı.
Whitworthlar’ın genç oğlu Cartcr, Laıırcn’ın yatak odası-
nın kapısında bclircrckanncsinin arkadaşlarını beklediğini,
bu yüzden Laıırcn’ın evden çıkmamasını istediğini söyle-

İlan ID: 70051964bf4d17fa

Sorun bildir

İsteğiniz işlenirken, lütfen bekleyin....

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Kenar çubuğu için En Popüler İlanlar bileşeni.